EPİSKLERİT VE SKLERİT NEDİR?

EPİSKLERİT VE SKLERİT NEDİR?

Episklera, gözümüzün beyaz kısmını oluşturan sklera duvarının dış yüzeyini saran gevşek bağ dokusudur. Kollajen demetler, fibroblastlar ve kan damarlarından zengindir ve ortalama 50ⲙ kalınlığı olan bir dokudur. 

Sklera, gözün kornea dışında kalan duvarını oluşturan sert beyaz dokusudur. 

Episklerit, gözün yüzeysel episklera tabakasının iltihaplanmasıdır.

Kendiliğinden gelişebilen bu iltihabi durum, %30 oranında farklı hastalıklarla birliktelik gösterebilir. Bu hastalıklara örnek bağ dokusu hastalıkları, crohn, ülseratif kolit, akne rozasea, zona, atopik dermatiti, gut hastalığı, tüberküloz, streptokok bakterilerine karşı oluşan aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. 

Episkleritin basit ve nodüler olmak üzere 2 tipi var. Nodüler tip ( 2-3 cm çapında hassas kabarık nodüller) daha şiddetlidir, çözülmesi daha uzun sürer ve sistemik hastalıkla ilişkili olması çok daha olasıdır.

Episklerit, gözün beyaz kısmında parlak kızarıklık ile kendini gösterir ve ağrılı olabilir.  Episklerit sklerite göre çok daha yaygın görülür, iyi huyludur ve genellikle kendi kendini sınırlayıcı özelliktedir. Tedavisinde yapay gözyaşları, soğuk kompres veya antienflamatuar ilaçlar kullanılmaktadır. 

Sklerit. Genellikle alın, kaş ve çeneye de yayılan göz ağrısı ve göz kızarıklığı ile kendini gösterir. Ağrı, gözün hareketiyle artar ve geceleri şiddetlenebilir. Şiddetli ağrı ve kırmızı göz yanında, ışığa hassasiyet, gözde sulanma görülebilmektedir. Görmeyi tehdit eden komplikasyonlara neden olabilmektedir. Hem episklera hem de sklera dokuları etkilenmiştir. Bu dokularda hem hücresel infiltrasyon hemde ödem sözkonusudur. İltihaplanma daha derinde olduğu için Somon rengi kızarıklık ve şişlik hakimdir. Ancak nadir görülen sklerit tiplerinden olan  Skleromalazi perforans (genellikle ilerlemiş romatoid artriti olan kadın hastalarda görülür) ve posterior skleritte ön kızarıklık olmayabilir. 

 20-60 yaş arasında (Ortalama başvuru yaşı 50) ve kadınlarda daha sık görülmektedir. 

Hastaların yarısında sistemik bir hastalıklarla bağlantı vardır. Kollajen doku hastalıkları (romatoid artrit, Wegener,ankilozan spondilit, lupus), gut, tirotoksikoz gibi metobolik bozukluklar, herpes, gibi virüsler veya bakteriyel enfeksiyonlar, granülomatöz hastalıklar (verem, sifilis, lepra, sarkoidoz), radyasyon, kimyasal yanıklar, rozasea, Vogt Koyanagi Harada gibi bir çok hastalıkla birliktelik gösterebilir. 

Posterior sklerit (vakaların %2'si)  - gözün arkasını etkiler, nadirdir, teşhis edilmesi zordur, görme kaybı oluşturur. Posterior sklerit çok şiddetli semptomlarla ancak sessiz beyaz bir gözle ortaya çıkabilir.

Sklerit tanısı konulursa hasta diğer hastalıkların varlığı için araştırılmalıdır.  Sklerit sistemik tedavi gerektiren ciddi bir oküler inflamasyondur. 

Hem episklerit hem de sklerit atakları tekrarlayabilir. 

 

Kaynak

Faik Oruçoğlu. Güncel ve Özet Oftalmoloji kitabı

Jabs DA.Episcleritis and scleritis: clinical features and treatment results. Am J Ophthalmol. 2000

Clinical characteristics of a large cohort of patients with scleritis and episcleritis. Ophthalmology. 2012

İzleme 306

Gönderiye yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir! Giriş Yap